Empati


empati

empati

Sürekli duyduğumuz, duymakla kalmayıp kullandığımız, çok söyleyip de uygulama konusunda sıkıntı çektiğimiz bir kelime empati. TDK’ya göre duygudaşlık.

Üzerine yazılan makalelerin ve kitapların çokluğu bu kelimenin bilimsel çerçevenin dışına çıkıp tüm insanlara ulaşmasını sağladı.

Peki ihtiyaç duyulan bir kelime midir? Ortaya çıkışı yakın tarihe mi dayanmaktadır? Zaten farkında olmadan empatik düşünce tarzını yansıtan atasözlerini hergün kullanmaktayız. Bu yüzden belki de bu kelimenin ortaya çıkışının en büyük faydası insanların bu konudaki ortak düşünce tarzını tek kelime içersinde toplaması olmuştur. Sonuç olarak çok eski tarihlere dayanan ve empatinin ifade etmek istediği şeyi tam olarak olmasa da anlatan sözler de kulağımıza aşina. “Kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma” sözü belki de bunlardan en çok bilineni.

O zaman kelime olarak empati ancak hakkında çok daha önceleri söylenmiş sözleri içinde barındıran bir çerçeve niteliği taşır.

Önceleri insan psikolojisine ait bilimsel çalışmaların odak noktasında olan bu kelime halka yaklaştıkça ve konuşma diline yerleştikçe ifade ettiği anlamdan uzaklaşmış, çarpıtılmıştır.

Öyleki empati nedir diye 100 kişiye yönelteceğimiz sorunun cevabı % 95 oranında, “Kendini karşındaki kişinin yerine koymak” olacaktır. Hatta daha da ileri gidersek bilinen şekliyle empati bu kısıtlı ve yapısal olarak bile empatik düşünceye ters olan yukarıdaki cümleye eşit sayılacaktır.

Peki bu söz ne kadar doğrudur ve empatiyi anlatmak için yeterli midir?

Açıkçası bir kelimeye yüklenen yanlış anlamın onu anlatmak için yeterli olma şansıda yoktur.

Her insanın olaylara ve durumlara karşı verdiği tepkiler, tepkilerin şiddeti, tutumlar farklıdır. Bunun nedeni  insanların cinsiyetleri, çevreleri, kültürleri, karakterleri ve zevkleri arasındaki farklılıklardır.

Bu bağlamda empati üzerine yapılmış çok önemli bilimsel çalışmaların   yanında konuyu eğelenceli bir şekilde anlatan  kusursuz bir film vardır “ What Woman Want  = Kadınlar Ne İster”.

Marshall yani Mel Gibson, rakibi Darcy yani Helen Hunt’ı ve  işini kaybetmemek için kadınları anlamak zorundadır ve bunun için patronunun önerdiği en mantıklı yolu yani kendini kadınların yerine koymayı denemiştir! Bunun en etkili yolu da onların üniformasına bürünmektir.

27965Oje sürmek, ağda yapmak, külotlu çorap giymek işin kilit noktasıdır! Peki bunları yapmak Marshall’a faydalı olmuş mudur? Filmde olmamıştır ve gerçek hayatta olması da imkansızdır. Çocukluğunu bir dans ve eğlence kulübünde kendinden yaşça çok büyük bayanlarla arasında geçirmiş kişi kadınların elbiseleri içersinde onları ne kadar ve nasıl anlayabilir. Ya da kendini onların yerine koyarsa, olaylara ne kadar karşı tarafın penceresinden bakabilir. Marshall kadınlara ancak kendi bencilliği çerçevesinde ve yetiştiği ortamın öğrettikleriyle yaklaşabilir. Bu durumda onunda ilahi bir yardıma ihtiyacı vardır ve o yardım biraz ceza tadında gökten düşüverir. Bugüne kadar önemsemediği ve dinlemeye bile pek tahammül edemediği kadınlarla sürekli bir etkileşim içersine girer. Artık onların akıllarından geçenleri duyabiliyordur. Yavaşça onların hissettiklerini anlamaya başlayacaktır. Nasıl mı? Onları önceleri istemeden daha sonra ilgiyle dinleyerek, daha fazla vakit geçirerek ve  onlarla olan iletişimini geliştirerek.

27950Empatiyi dinlemeyle başlayan, anlamayla devam eden ve hissetmeyle sonuçlanan bir süreç olarak özetleyebiliriz. İşte bu aşamanın sonunda bir duygudaşlıktan bahsedilebilir.  Empatik düşünce karşınızdaki kişiyle değil yanınızdaki kişiyle alakalıdır. Kişiyle aranızdaki köprüden karşıya geçip yanına ulaştığınız zaman empati kurmaya başlamışsınız demektir. Kişilerle olan yaşanmışlık düzeyiniz arttıkça yani ortak alanınız genişledikçe onları daha iyi anlamaya başlarsınız. Bu yüzden empatik yaklaşım günlük ilişkilerimizde ve iş hayatımızda başarılı iletişimin anahtarlarından biridir.

Empatinin ne olmadığını anlamak için yapmanız gereken tek şey; en zor anınızda karşınıza geçen bir kişinin o klasik cümleyi size söylediğini aklınıza getirmenizdir:

“Senin yerinde olsaydım …”

, , ,

  1. #1 by Evren Akalp on 17 Ağustos 2009, Pazartesi - 09:55

    Günümüzde birbirimizi bile dinlemekten acizken, empati kurmak okadar zor ki…

    Daha cümlenin başındayken, daha karşısındaki neler anlatacak bilmezken, “If I were you” ile başlayan ve devamında karşı taraf için sadece “Bla bla bla” olarak mana bulacak, olaylara sadece kendi cercevesinden bakarak yorumlayan bir toplum icin empati cok önemli bir kelime gercekten.

    En azından yazını okuyup düşünmeye sevk ettin buraya ulaşabilen şanslı insanları, ellerine sağlık…

    Kolay gelsin…

  2. #2 by Özhan YILMAZ on 17 Ağustos 2009, Pazartesi - 11:03

    Değerli yorumun için teşekkür ederim Evren. Daha fazla düşünmeye ve düşündürmeye ihtiyacımız var. Sitemdeki yazıların buna yardımcı olmasını temenni ediyorum.

  3. #3 by R. Deniz ÖNER on 17 Ağustos 2009, Pazartesi - 12:20

    Güzel bir başlangıç olmuş.
    Tebrik ediyorum…

  4. #4 by Özhan YILMAZ on 17 Ağustos 2009, Pazartesi - 16:15

    Sağol Deniz, aldığım tepkiler gelecek yazılar için de cesaret verici. Bu sitenin hazırlanması ve yayınlanmasında geçen emeklerin için çok teşekkür ederim.

  5. #5 by İHSAN TURGUT on 19 Ağustos 2009, Çarşamba - 01:12

    empati eğer başka bir varlık ile kendini ilişkilendirmek ise yüzyıllardır ya insan dediğimiz varlık bir yerde hata yapıyor ya da canlı diye bahsettiğimiz bütün varlıklar… En nihayetinde varlık aleminde yer alan insan bitki hayvan üçlemesinin hissiyatının neredeyse benzediğini düşünecek olursak, çelişki ve kesinlik arasında uyumsuzluğu anlamak konusunda pekte fazla çaba sarfetmeden durumun farkına varabiliriz. her ne kadar TDK’ya göre empatiİ:”Kişinin kendisini başka bir bilincin yerine koyarak söz konusu bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini, denemeksizin anlayabilmesi becerisi.” olarak tanımlansa da kişi kavramının evrensel olduğu ve btün canlıları kapsadığı unutulamamalıdır.
    Sonra ki aşamalar için olayın tamamen dışında biri olark yaptığım yorumların senin ve sayfan için iyi olması dileğiyle…

  6. #6 by Özhan YILMAZ on 19 Ağustos 2009, Çarşamba - 11:56

    Bu sitenin en önemli amaçlarından biri de yazılan yazıların yorumlarla daha anlamlı hale gelmesi. Yorumunla bu yazıya farklı bir bakış açısı kattğın için teşekkürler İhsan.

  7. #7 by elif yılmaz on 19 Ağustos 2009, Çarşamba - 13:01

    canım kardeşim benim;
    günümüzde araştırmaktan yoksun ,üşengeç bir toplum varolmaya başladı ve kelimeleri bilinçsizce, gelişigüzel, olabildiğince çok anlam yükleyerek kullanmak adet oldu maalesef.
    bundan sonraki yazılarında da bana ve benim gibi öğrenmeyi sevenlere yol göstermen dileğiyle…
    hayırlı olsun..

  8. #8 by Özhan YILMAZ on 19 Ağustos 2009, Çarşamba - 19:53

    Sizden gördüğüm, öğrendiğim ve desteğiniz sayesinde elde ettiğim, bilgileri anlamlı bir hale getirip sizlerle paylaşmak çok manidar benim için.
    Siz bana ışığınızla destek olduğunuz sürece bende bildiklerimi paylaşmaya devam edeceğim. Teşekkür ederim ablacım.

  9. #9 by Ebru EROL on 24 Ağustos 2009, Pazartesi - 17:34

    Karşında beliren suretin önce köprüden geçerek yanına gitmen gerekecek ki empati kurabilesin..
    Önce karşına , sonra köprüden geçip yanına geldim.

    KALEMİNE SAĞLIK..
    gelecek yazılarını sabırsızlıkla bekliyor olacağım…

  10. #10 by Özhan YILMAZ on 24 Ağustos 2009, Pazartesi - 20:37

    İnsanlar birbirlerinden ne kadar farklı olurlarsa olsunlar, mantıklı bir görüş çerçevesinde buluşabilir, birbirlerini dinlemek ve anlamak için kendilerine vakit ayırabilirler.
    Her yeni insan ve görüş keşfedilecek yeni bir dünya demek.
    Teşekkürler Ebru.

  11. #11 by Ersin EKMEKÇİ on 04 Eylül 2009, Cuma - 22:02

    Dostum Kalemine ( Klavyene ) Saglık

    Şu yazılanları okuduktan sonra 1 yıldır iş yerinde beraber çalıştığım masalarımız çok yakın olmasına ragmen 10 saat içinde günaydın dediğim öglen yemek ve iyi akşamlar haricinde fazla sohbet edemediğim kişiyi daha dogrusu Özhan kardeşimi gerçekten tebrik ediyorum.

    Saygılar kardeşim

    Kaleminin pruvasının hep neta olmasını diliyorum

  12. #12 by Gözde ÇOBAN on 23 Eylül 2009, Çarşamba - 16:28

    sevgili özhan,
    Empati üzerine yazdıklarını okuyunca bir kez daha düşündüm bu kelime üzerine bende o 100 kişiden biriyim “Empati kendini karşındakinin yerine koymaktır.” diyenlerden ama sanırım empati sadece bu değil iznin olursa fikirlerini öğrencilerinle de paylaşmak isterim esen kal…

  13. #13 by Özhan YILMAZ on 24 Eylül 2009, Perşembe - 07:57

    Gözde Hocam yazdıklarımı öğrencilerinizle paylaşmanız beni onurlandırır. İlginiz için teşekkür ederim.

(yayınlanmayacak)