Mü? Tevazu


Kendini olduğundan az göstermek tevazu değil budalalıktır, kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır.

diyor Montaigne. Bu söz mütevazilik kavramına karşı söylenmiş ağır bir itham gibi gözükse de sözün hedef aldığı şey mütevazilik kavramı değil insanın ta kendisidir.

ozguven

Mütevazi davranışların sebebi bilinç altında çok farklı çekincelerin, korkuların veya beklentilerin ürünü olabilir. Bunun biz bile farkında olamayabiliriz. Mesela hiç, bir işi çok iyi yaptığınızı düşündüğünüz halde karşı tarafın bu durumu size ifade etmesi durumunda düşünmeden; ” Estağfurullah çok iyi bildiğimden ya da iyi yaptığımdan değil …” diyerek söze başladığınız oldu mu? İnsanın bu şekilde davranmasının bir çok farklı sebebi olabilir. Mesela karşı tarafın sizi megaloman gibi görmesinden çekinebilirsiniz ve aksini söylemenin karşı tarafa daha sempatik geleceğini düşünebilirsiniz. Belki de size böyle durumlarda yapmanız gerekenin bu olduğu öğretilmiştir. Bu işi iyi yaptığınızın bilinmesi sonucunda üzerinize gelecek sorumluluklardan korkuyor olabilirsiniz ya da en olumlu bakış açısı olarak bu özellik sizde o kadar belirgin bir hal almıştır ki  karşı tarafın bunu söylemesi ve bu konuda ısrar etmesi size farklı hazlar veriyor olabilir. Kabiliyetinizi ve bilginizi baştan kabul etmeyerek ileride aniden göstermeniz sonucunda farklı avantajlar sağlamayı planlayabilirsiniz.


Peki tevazunun kazandırdıklarıyla kaybettirdiklerini karşılaştırma fırsatımız olsaydı aynı tepkileri verebilir miydik? Çevremiz mütevaziliğin sınırlarını zorlamakla kaçırdığımız fırsatlarla dolu. Yanımızdan geçerken tutmak yerine elimizin tersiyle ittiğimiz fırsatlar. Çok iyi bildiğimiz, yaptığımız fakat ifade edemediğimiz zaman değeri kalmayan işlerin fırsatları. İyi yaptığınız bir işin karşılığını istememek mütevazilik midir? Verilenle yetinmek tevazu mudur? Peki sizin yaptığınız işe biçilen bedel karşı tarafın insiyatifine bırakılıcak kadar basit ve değersiz midir?

Self-Confidence

İçinde bulunduğumuz çağ kendimizi değersiz ve hakir görmenin  değil ne kadar değerli ve üstün nitelikli olduğumuzun farkına varmanın çağıdır. Aciz görünmek ve pısırıklık bir erdem değil, cesaret ve öz güven bir erdemdir. Bir şeyi iyi yaptığımızı söylemek ve bunun hakkını talep etmek ne ayıp ne de kendini beğenmişliktir. Bunu söylerken, yaptığınız işe harcadığınız emeği ve bu emekten ortaya çıkan ürünün öncelikle kendi üzerinizde daha sonra da diğer insanlar üzerinde yaptığı etkiyi düşünürseniz, ürününüzün değerini ve kendi değerinizi daha net kavrayabilirsiniz.

Bu güne kadar öğretilen yanlış mütevazilik kavramının zincirlerini kırmak zorundayız. Tevazu insanın iyi yapabildiği ve hakettiği şeylerin karşılığını istememesi bunları ifade etmemesi değil emin olmadığı ve yeterlilik derecesi süpheli konularda gösterilen temkinli davranışlar ve sözlerle ifade edilebilir. Emin olmadığınız konularda olabilicek olanın maksimumunu değil minimumunu kabul etmek alçak gönüllülük olabilir.

Varlık içersinde mütevazi bir yaşam iki şeyin göstergesi olabilir; cimriliğin ya da cömertliğin.

Şunu anlamak zorundayız çevremize sağlayabileceğimiz azami fayda yeteneklerimizi, bilgilerimizi ve maddi varlıklarımızı en verimli şekilde paylaşmakla, kullanmakla gerçekleşir. Alçak gönüllülük kisvesinin arkasına saklanan zaaflarımız öz güven eksikliği ve korkaklıktır. Öz güven eksikliğimizin getirdiği çekingenlik öz saygımıza vurulmuş bir hançerdir. Öz güveni sağlayacak olan şey ise kendimizi en iyi şekilde tanımak, güvenmek ve öncelikle kendimize karşı dürüst olmaktır.

Menfaatlerimiz, korkularımız ve kişisel kaygılarımız yüzünden insanların bizden sağlayacağı veya kendilerine sunabileceğimiz yararları onlardan esirgemek en büyük bencilliktir, buna kılıf aramak ise dolandırcılıktır.

, , , ,

  1. #1 by Hüseyin TUNA on 17 Eylül 2009, Perşembe - 08:44

    Yoğun programın arasında kaleme aldığın bu yazın diğerlerin farklı değil…”Az,öz ve direkt olarak konuyu temel alan”…Kalemine Sağlık…Naçizane tavsiyem yazılarındaki gerçek hayat kesitlerine biraz daha ağırlık vermen olabilir…Biraz erken olacak ama bir daha ki yazını heyecanla bekliyoru(z)m…Kalemine Sağlık.

  2. #2 by Özhan YILMAZ on 24 Eylül 2009, Perşembe - 07:52

    Yorumun ve tavsiyen için teşekkür ederim Hüseyin.

(yayınlanmayacak)