Vasat İnsanların Ülkesi
Özhan YILMAZ tarafından, İş Yönetimi kategorisi altında, 23 Şubat 2010, Salı tarihinde gönderildi
Uzmanlık ve profesyonelliğin yokluğunda gerçekleşen yoksul işler artık bizleri tatmin etmekten çok uzak. Mevcutla yetinmek ve başarının faniliğini unutmak genetik hastalığımız. Bunun sonucunda Türkiye sınırlarının dışına çıkamayan vasat işler ortaya koyuyoruz.
Çağımızda farklı ve kaliteli ürünler ortaya çıkarmanın anahtarı olan iş gücünde uzmanlık ve profesyonellik nutukların değişmez sövleviyken, zihinlerde yer etmesi hala çok uzak. Bunun sonucunda benzerleriyle rekabet edemeyecek vasat işler üretiyoruz. Artık kendimize dahi yetemiyor ve kendimizi avutamıyoruz.
Grup Etkisi = Mahalle Baskısı
Özhan YILMAZ tarafından, İnsan Psikolojisi kategorisi altında, 01 Aralık 2009, Salı tarihinde gönderildi
Hiç dinlemekten zevk aldığınız bir müzik tarzından bir anda nefret etmek
zorunda kaldığınız oldu mu? Ya da çok beğenip aldığınız bir elbiseyi sadece bir kez giyip kenara koymak zorunda kaldınız mı? Peki ya muhalif olduğunuz bir konuda sessiz kalıp kafa salladığınız? Eğer bu söylenenlerin birkaçını yaptıysanız diğerlerini de bir gün yapmak zorunda kalmanız kuvvetle muhtemel. Eğer hepsini yaptıysanız yenileri kapıda. Hiç yapmadıysanız ya çok yalnızsınız ya da öz güveniniz gerçekten çok yüksek demektir.
Metrobüs Meydan Muharebesi
Özhan YILMAZ tarafından, Hayat kategorisi altında, 21 Ekim 2009, Çarşamba tarihinde gönderildi
Şehir içi toplu taşıma araçlarının yaşadığımız şehir ve insanları hakkında çok ciddi bilgiler verdiğini bir kez daha anladığım yolculuk maratonum
esnasında beni geren olaylarla sıkça karşılaştım. Artık bu olaylardan etkilenmemek için 45 dakikalık nispeten uzun, İstanbul için kısa metrobüs yolculuğum boyunca müzik dinlemeyi, bir kaç yazı okumayı ve dışarının keşmekeşini izlemeyi tercih ediyorum.
Dünya değişiyor, insanlar değişiyor, bununla beraber şehirlerin organik, kültürel yapıları değişiyor ve eskisinden çok farklı bir kimliğe bürünüyor. İzlenimler değişimin olumlu yönünün değil olumsuz yönünün daha ağır bastığını gösteriyor. Şehirlerin sahip olduğu kültür kısa bir sürede de oluşabilir, İstanbul gibi 2-3 bin yıllık hatta daha eski bir geçmişe de sahip olabilir. Şehirlerin sahip olduğu yaş ve kültür insanlar üzerindeki etki düzeylerinin de belirleyicisi oluyor bir nevi. Şehirler, sakini olmayı kabul eden insanları kültürler, onları kendine uydurur. Ama İstanbul’un gücü bile 20 yılda 6 milyon yeni üyeyi kültürlemeye yetmiyor. Dünya’nın belki de en melez şehri yeni sakinlerine kendi kültürünü kabul ettirmekte güçlük çekerken yeni gelenlerin kültürü de bu inatçı şehre kendini kabul ettiremiyor ama teslim de olmuyor. Sonuçta ortaya hastalıklı ve de yozlaşmış bir kültür çıkıyor. Yazının devamını oku »

Sosyal Ağlar